Okul hayatı ile hayat okulu arasındaki 7 fark

3/9/2008 ·

Hayat okulu ve okul hayatı... İki kavramın kelimeleri ortak olsa da yer değiştirilmeleriyle çok farklı kavramlar oluşuyor. İki okul arasındaki farkı inceleyen uzmanlar 7 fark bulmuş.

Okul hayatında, "hayat bilgisi" dersi gördüğümüz halde, hayat okulunda ezberimiz neden karışıyor? Çünkü okullar bizi hayata değil, sınavlara hazırlıyor. Bu yüzden okul hayatı ile hayat okulu arasındaki farklardan yaşam şaşkını oluyoruz.

1-      Okul hayatında sınavlar, önceden haber verilerek yapılır ve notumuz yüzümüze söylenirdi. Oysa hayat okulunda insanlar bizi habersizce "sınava çekiyor" ve yargılarını genellikle içlerinde tutuyorlar.

2-      Okul hayatında anlatılmayan konudan soru sorulmazdı, hayat okulunda soru çıkabilecek her konuyu bilmeniz bekleniyor.

3-      Okul hayatında notunuz "objektif" rakamlarla karnemize yazılırdı. Oysa hayat okulunda, "subjektif kanaatlerle" "notumuz" veriliyor.

4-      Okul hayatında soruların tek doğru cevabı vardı. Hayat okulunda kişiye göre değişen doğru cevapları bilmeniz gerekiyor.

5-      Okul hayatında bulunduğumuz sınıftan daha aşağıya düşmezdik. Hayat okulunda "sınıftan düşmek" mümkün!

6-      Okul hayatında önce dersimizi öğrenir sonra sınava girerdik. Hayat okulunda önce sınava çekilip sonra "dersimizi alıyoruz."

7-      Okul hayatında tek dersten sınıfta kalanlara "bir ek sınav hakkı" daha verilirdi. Hayat okulunda bir fırsatı kaçırıp son vagona atlayamayanlar için "tek fırsat hakkı yok".

Farklar böyle sıralanıp gidiyor.

Kullanma kılavuzunu yanımıza almadan hayata geliyoruz. Nasıl yaşayacağımızı yaşarken öğreniyoruz. Yaşamak istediğimiz hayat, yaşadığımız hayat ve yaşamamız istenen hayat hayatın iç açılarının toplamından "ortaya karışık" bir hayat çıkarıyoruz kendimize.

Kendine uygun ders programın var mı?

3/9/2008 ·


 Hızla yaklaşmakta olan zorlu sınavlara girecek arkadaşlar, bir düşünün lütfen: TV başında ne kadar zaman harcıyorsunuz?

Arkadaş ya da ailenizle birlikte çay sohbetlerini ne kadar uzatıyorsunuz? En önemlisi, zamanınız mı sizi yönetiyor, siz mi zamanınızı yönetiyorsunuz?? Aslında hepiniz biliyorsunuz ki; ÖSS, OKS gibi ciddi efor ve zaman sarf etmeyi gerektiren sınavlarda başarılı olmanın yolu, ?zamanınızın dizginlerini elinize almaktan' yani, ?verimli ve düzenli' bir ders çalışma programı yapıp uygulamaktan geçiyor.

Böyle bir programı hazırlarken nelere dikkat etmeniz gerektiğini biliyor musunuz?

1- Çalışma ortamınızda sıkça ve rahatça görebileceğiniz bir yere duvar takvimi asın. Bu takvim, gireceğiniz sınava ne kadar kaldığını size hatırlatacak ve zamanı dikkatli kullanmanız konusunda sizi uyaracaktır.

2- Günün hangi saatlerinde vücudunuzun ne tür tepkiler vereceğini bilmeniz, hazırlayacağınız programın verimli olmasını sağlar.

Bu konuyla ilgili fizyologlar;

Vücudumuzun ?kortizol? adlı uyanıklık verici hormonu en çok sabah 8-11 saatleri arasında salgıladığını, öğle saatlerinde vücudun dinlenme pozisyonuna geçtiğini, öğle sonrası saat 4-6 arasında zihinsel canlılığın tekrar arttığını, akşam saat 6-7 arasında vücudun sıcaklığının en yüksek dereceye ulaştığını, bu vakitlerin spor, yürüyüş gibi faaliyetlere ayrılmasının faydalı olacağını, gece 11.00'den sonra vücudun dinlenme ve uyuma pozisyonunu aldığını belirtiyor. Öyleyse sabah saatlerini ders çalışmaya, öğle saatlerini dinlenmeye, öğleden sonra 4-5 ve akşam 7-10 saatlerini yine ders çalışmaya ayarlarsak, hazırlayacağımız ders programı vücudumuzun biyolojik programıyla ters düşmez.

3- Hazırlayacağınız programı istikrarlı olarak uygulayabilmeniz, çalışma sürelerini iyi belirlemenize bağlıdır. Bu süre genellikle 20-40 dakika arasında değişir. Her 40 dakikada bir zihni dinlendirmek yararlı olur. Yani sayısal bir dersi çalıştıktan sonra dinlenmek için TV izlemek yerine sözel bir dersi çalışabilirsiniz.

4- Programınıza kitap okumayı eklemeyi de ihmal etmeyin. Severek okuyacağınız ders dışı kitaplar hem genel kültürünüzü artıracak, hem sınavlardaki sözel soruları çabucak anlayıp analiz etmenizde faydalı olacaktır.

5- Programda konu tekrarına da yer verilmelidir. Günün başında ve sonunda konu tekrarı yapmak, ders çalışmak kadar önemlidir.

6- Son olarak; yukarıda bahsi geçen tüm şartlara uygun bir program hazırladık diyelim. O zaman sıra geldi bu programı, televizyon, telefon görüşmeleri, hayaller, aşırı kaygı ve endişe gibi dış düşmanlardan korumaya.

Peki bu düşmanlarla nasıl mücadele edebiliriz?

Sevdiğiniz ve yararlı bulduğunuz programları önceden seçin. TV?ye belirli bir süre ayırın.

Özellikle ders çalışma esnasında telefona elinizi sürmeyin ve onu bulunduğunuz mekandan uzak bir odaya koyun.

Programınızı aksatacak bir teklif karşısında ?hayır diyebilme? yeteneğinizi geliştirin.

Otobüs, araba gibi vasıtalarda geçirdiğiniz zamanı tekrar yaparak geçirin.

kaynak:Rehber Psikolojik Danışman Fatma Yaşar / Zaman



Networkçü Atasözleri

26/8/2008 · Kategori: Mizah


Portu müdafaa yoktur, hostu müdafa vardır

Utp kablonu hub'a kadar uzat

Azimle route eden firewallu deler

Bakarsan ağ olur bakmazsan bug olur.

Hatasız routing yoktur

Eceli gelen hacker benim portlara scan çeker.

Bridgeden post, hubdan dost olmaz

Kaderde varsa hack edilmek neye yarar uzulmek

Görünen server, router istemez

Yanlış headerlı paket* bağdattaki router'dan döner

Bana dokunmayan worm bin yıl yaşasın

Bir ip*'de iki bilgisayar oynamaz

Client servera küsmüş. Serverın haberi olmamıs.

10 megabit switch'e cat6 kablo da taksan 10 megabit switch yine 10 megabit
switch'tir

Bana Mac adresini soyle, sana üreticini söyleyeyim.

Gönül ne internet ister, ne internet cafe; gönül sohbet ister ethernet
bahane

Bana ip'ni soyle, sana kim oldugunu soyleyeyim

Networkun uzmanıyım, Cisco’nun hastasıyım.

Kotu networkçünün mumu, collision'a kadar yanar

Networkçü networkcünün rj45'ine muhtactır

Download ettim bir tane extract ettim bin tane

Switch'in bulunmadığı yerde hub'a Abdurrahman Çelebi derler

1 mb free web hosting'in 40 yıl hatırı vardır.

Hat kopuyorum demez

İp isteyenin bir yüzü, vermeyen dhcp'nin iki yüzü kara

Tuvalete bi Pink atalım bakalım boş mu

Patch kablo yiğidin kamçısıdır

Admin kabinet düzeninden belli olur

Bakmakla öğrenilseydi Switchler Server olurdu

Böceği Bacağından Tanımak

26/8/2008 · Kategori: Mizah


Biyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki herkes acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş. Daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar. Hoca da başlarında bekliyorken demiş ki,
"Bu mikroskaplarda lam'da bir böceğin bacağı var, sınavınız bacağından böceği tanımak"

Tabi hemen itirazlar ama fayda etmemiş, hoca dediği dedik. Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama bir şey yapamıyorlar. En sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış. Hoca arkasından seslenmiş "Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?"

Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış:
"Tanısana hadi lan, tanısana kim olduğumu!.."

Fıkralar

26/8/2008 · Kategori: Mizah

FIKRALAR

Ormanın güzelliği

Ormanın güzelliği

Temel ile Dursun ormanda kamp kurmuşlar. Bir ara Temel Dursun’a seslenmiş;
- Dursun şu ormanın güzelliğine bak...

Dursun söyle bir etrafına bakmış;
-Ağaçlardan bir şey göremiyorum ki...

Süper benzin

Süper benzin

İki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler. O sevinçle saatte 160 kilometre hızla uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzincinin önünde durdular. Arabayı süren:
- On bin liralık, dedi, süper olsun.

Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra:
- Gidin başımdan ! diye bağırdı, sizin cıvatalarınız gevşek!

İkincisi, araba kullanana döndü:
- Gördün mü? Araba masraflı olmaya başladı bile!

Çoğunluğun söylediği

Çoğunluğun söylediğiDoktor, akıl hastanesindeki hastalarından birini sorguya çekiyordu.
- Oldukça sakin de görünüyorsun, dostum. Seni ne sebepten buraya getirdiler?
- Çok basit. Ben herkesin deli olduğunu söylüyordum, herkes de bana deli diyordu.
- Sonra ne oldu?
- Ne olacak... Çoğunluğun söylediği kabul edildi.

Karne

KarneAhmet'in karnesinde Matematik ders notu başarısızdı. Annesine sordu:
- Anneciğim, Matematik notum pekiyi olsaydı ne yapardın?
- Sevinçten çıldırırdım!
- Öyleyse korkma anneciğim, çıldırmayacaksın. Çünkü Matematikten zayıf aldım.

Kayık

Kayık

Balığa çıkacak olan Lazlar konuşuyorlarmış:
- Dün balık avladığımız yeri işaretledin mi?
- Evet, kayığa işaret koydum
- Ne yaptın sen! Ya bugün başka kayıkla balığa çıkarsak?

« Önceki |